NLP ile iletişim kurmanın birçok yöntemi var. Bunlar, size biraz farklı, biraz garip gelebilir; ama 20 yılı aşkın bir süredir, sayısız ülkede denenmiş yöntemlerdir. Uyum ve ahenk sağlamanın en önemli kurallarından biri, karşınızdaki insanı, aslında aranızda o kadar büyük bir fark olmadığına inandırmaktır. Onların davranışlarını, duruşlarını kopyalayarak onlarla aynı frekansta olduğunuzu hissettirmeniz gerekir. Bunu yapmak için de karşınızdakinin vücut dilini çok iyi takip edip anlamaya çalışmalısınız. Örneğin, onlar ellerini kullanarak konuşuyorlarsa, siz de sizin konuşma vaktiniz geldiğinde aynı şekilde ellerinizi kullanarak iletişim kurmaya çalışabilirsiniz. Onlar, bilinçli olarak bu yöntemin farkında olmayabilirler; ama mutlaka, bilinçdışı bir rahatlama hissedeceklerdir. Neuro Linguistic Progamming (kişisel gelişim dili) konusunda Türkçe modelle hazırlanan ilk kitap olacak “NLP İçerik Sizi Düşünmek”, Beyaz Yayınları tarafından basılıyor. Kitabın içinde istediğimiz herşeyi ama
Bireyin nitelikleri geliştikçe çevresiyle olan etkileşimi ve iletişimi de gelişir. Bu da hem sosyal yaşamda hem de çalıştığı kurumda daha verimli ve etkili olması anlamına gelir. Ayrıca iş doyumu ve motivasyonu da artar. Kişisel Gelişim Eğitimi eğitimleri çalışanların çok yönlü gelişimlerine olanak sağlar. Bu tür eğitimlerin temel amacı çalışanların daha mutlu verimli ve etkili olmalarını kendilerini sürekli geliştirmelerini sağlamaktadır. Kişisel Gelişim Eğitimi de kültürel değerlerin de özel bir yeri vardır. Kişi; film izleyerek, kitap okuyarak, araştırma yaparak, çeşitli konularda bilgi sahibi kişilerden bilgi alarak ve gerektiğinde onlarla tartışmaya girerek kendini geliştirme imkânına sahiptir. Kişisel Gelişim Eğitimi düşüncesi olan kişi, her alanda kendini göstermeli, olaylar hakkında az da olsa fikir yürütebilmelidir. Kişisel Gelişim Eğitimiini sürdüren kişi, artık olaylar karşısında kendi düşüncelerini aktarabilir, kendi dünya görüşüne sahip olabilir ve olaylara kend
Koçluğu eğitim olarak düşünürsek; çok sayıda öğrencinin üstesinden gelmek için uğraştıkları ve zorluk çektikleri sınav sürecinde yaşanan büyük gelgitler, iniş –çıkışların yaşandığı bir gerçektir. Çoğu zaman öğrenciler yapmaları gereken şeyleri bilmektedirler. Ama bilmek yapabilmek anlamına gelmediğinden bu bilinenler uygulamaya geçirilemediği için öğrenciler bu konuda çok fazla sıkıntı çekmektedir. Öğrenci koçluğu çok değerli bir yol arkadaşlığıdır. Onu sonuca götürmek konusunda son derece önemli bir misyon üstlenmektedir. Öğrencilerin yaşadıkları genel sıkıntılar doğru, yerinde ve gerekli adımları atamamak, hedef belirleyememiş olmak nedeniyle motivasyon sıkıntıları yaşamak ve harekete geçemiyor olmak, kararlılığı sürdürememek biçiminde özetlenebilir. Bu durumda olan öğrencilerle çalışma yapıldığında arzu edilen noktalara gelindiği ve istenilen sonuçların alındığı da bir gerçektir. Sınav başarısı ile alakalı olarak genel ilkeler ve doğrulardan söz edilebilir; düzenli çalışm
Çocuklarımızın gelecekte huzurlu bir yaşam sürdürebilmeleri, kendi zekâ ve becerilerini kullanabilecekleri ve bu sayede de başarı gösterecekleri uygun mesleği icra edebilmeleri, mutlu bir evlilik yapabilmeleri, sağlıklı nesiller yetiştirebilmeleri, toplumsal sağlığımız için en olumlu enerjileri üretebilmeleri için, sürekli sevgiyi sevmeyi ve kendilerini olumlayabilmeleri vb. için sürekli başarıyı hedeflemeleri ve “yaparım” ,“başarırım” demeyi öğrenmeleri ve mutlu yarınları için her öğrencinin bir koça ihtiyacı vardır. Bu sayede mutlu bir gelecek inşa edebilmeleri için onlara bu yolculuklarında eşlik eden, onları başarıya ulaştıran teknikleri öğreten bir koç her zaman yol göstericidir. Koçlar geçmişe değil geleceğe yönelik çalışmalar yaparlar. Koç ile bugünden yola çıkarak yarınının planını yapmada ve hedeflerini gerçekleştirmede bir ortaklık kurarlar.Bir koç danışanının geleceğini en mutlu şekilde inşa etmesinde büyük bir aracıdır. Günümüz dünyasında eğitim alanı içerisindek
Öğrenci genellikle henüz kişiliği oluşma aşamalarında bulunan, yaşı itibarı ile duygusal ancak duygularını kontrol edemeyen, kendi kendine düşünmeye başlamamış, aldığı etkilere ancak tepki verebilen bir insandır. Eleştiriye değil hemen her zaman için motivasyona ve olumlu desteğe gereksinim duyan bir insandır. Öğrenci koçluğu öğrencilerin kendilerini tanımaları ve kişisel stratejilerini belirleyebilmeleri için profesyonel destek sağlayan danışmanlık hizmetidir. Kötü öğrenci yoktur, sadece öğrenme yeteneğine güvenmeyen öğrenci vardır. Hepimiz içimizde büyük bir potansiyel ile doğarız. Bu potansiyeli fark ederek ortaya çıkarmak öğrenci koçluğu çalışmasının özünü oluşturur. Öğrenci Koçluğu, öğrencinin tüm yaşamı boyunca, maksimum performansa ulaşması için koç ile öğrenci arasında kurulan planlı bir gelişim sürecidir. Öğrenciler, eğitim hayatları boyunca pek çok dersle uğraşıp, verimli olmaya çalışmaktadırlar. Sorunlarının sebeplerini bilseler de çoğu zaman başarıya, hedefe giden
Hızlı Okuma eğitimine katılmamış bir insan, sözcük sözcük okur, içten seslendirir, gözü metin üzerinde yavaş bir şekilde kayar ve uzun süreli duraklamalar yapar. Bu sebeplerden dolayı, normal bir bireyin okuma hızı "kaplumbağa hızında" kalır. Hızlı okuma; hızlı bir şekilde görmeye, görme çevikliğine, okurken göze, ritmik bakış açısı kazandırmaya ve bütün bunlara bağlı olarak göz ve beyin arasında "ÇABUKLUK- KAVRAMA- BELLEK" ilişkileri üzerindeki uyumu sağlamaya yönelik bir dizi teorik anlatım ve uygulamalı çalışmalarla okuma ve anlama seviyemizi yükseltme eğitimidir. NLP teknikleriyle zengin hale getirilmiş ve etkinleştirilmiş eğitimlerimiz, özgün ve farklı bir içerik eşliğinde sizlere sunulmaktadır. Genel Bilgiler: - Seminere katılanların şuandaki okuma performansları üzerinde %40’lık bir artış olması ve anlayarak okunan sözcük sayısında 2.5 kat artış olması beklenmektedir. - Normalde bir insanın okuma hızı 150 kelime ile 250 kelime arasında
Bir resme, bir karikatüre bakarız ama bir yazıyı okuruz. Aslında ikisi arasında bir fark yoktur. Gözümüz şekilleri görür, beyin de değerlendirir. Ancak okumayı öğrenmeye başladığımızdan beri edindiğimiz ve hemen herkeste bulunduğu için farkına varamadığımız bazı alışkanlıklar nedeni ile okuma hızımız, insanın sahip olduğu kapasiteye göre hayli yavaştır. İnsanlar sadece göz ve beyin arasında olması gereken okuma işleminin arasına bazı lüzumsuz alışkanlıklar katarlar. Kimi duyulacak şekilde (özellikle çocuklar) sesli okur, kiminin okurken dudakları kıpırdar, kimileri ise yazıyı içinden kelime kelime okur. Bütün bu kötü alışkanlıklar okuma süresince ekstra bir güç sarfettirdiğinden okurken çabucak yorulmaya da sebep olurlar. Halbuki okuma sırasında ağız, dil, dudak, damak ve gırtlak gibi organların çalışmalarına hiç gerek yoktur. Yavaş okumamızın birinci nedeni gözümüzün görme alanını iyi kullanmamamız yani okurken her kelimeye tek tek bakmamızdır. Bu şekilde normal